Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

PODCASTLEYEMEDİM

Işık hızıyla blog yazma işini hayatıma kattığım gibi podcaste de merak sarmıyor değilim. Zaten insan kendi kendine, konuşa konuşa, laf lafı açıyor sohbetin koyuluğu çayla yarışır hale geliyor . Belki de kendimizle yaptığımız sohbet hiçbiriyle dönmüyordur. Hele bir de tek yaşıyorsanız bu verimli aktiviteyle güne başlamak, kaçınılmaz oluyor. Çünkü, dışarı çıkmanın bile içinden gelmediği kendini eve kapattığın zamanlarda, tek yaşamanın bir getirisi olarak kendinle kalıyorsun. Eğer sağlam bir psikolojin ve içsel huzurun, yıkılmayan duvarların varsa bu süreci en hasarsız sürede atlatabiliyorsun. Kendinle bile konuşmazsan, kendi sesini bile unutabiliyor, insan kendi sesine de yabancı kalabilir mi?  O yastığa kafamı koyuyorum, evet diyorum doğdu güneşim bir tık depresifleşiyorum kafamda kuruyorum güzel bir senaryo, sağlam bir çöküntü modumu yakalıyorum. Üstüne limonlu sirkeli suyla güne başlayarak olumlama yapmayı ihmal etmiyoruz tabi ki değil mi?  Ödüm kopuyor güneşi selamlamadan gü...

Bugünlerden geriye bir yarına gidenler kalır , bir de yarınlar için direnenler

Her güne aynı enerji aynı yaşama tutkusuyla başlayamadığımız sabahlar olabiliyor. Bu da öyle bir sabahtı. Günlerdir sanki şafak sayıyormuşum gibi gelmeyen o uykular, beynimin içinde mekanizma varmış gibi durduramadığım düşünceler ve bunları tetikleyen iç sesim , farkında olmadan boşluğa dalarken bile tetiklediğini hissettiğim nesneler, olaylar, yeme düzensizliğinin getirdiği iştah bozuklukları, gözümdeki ışık sönmüşte kara da boğuluyormuşum hissi var. Hayatın olağan akışı devam ederken tutturamadığım düzenim ve iyice diplere çekilen akademik hevesim. İçsel anlamda iyice yıkılmış, içim çürümüş gibi. Yıkılmadım ama ayakta da değilim diyemiyorum. Çünkü bir sarsılma hali var. Bütün bunlarla birlikte, gece doğru dürüst uyuyamadığım için yorgun, açık pencereden sırtıma esen rüzgar yüzünden tutuk, güneşin doğuşunu kaçırdığım için de sersem gibi hissediyordum kendimi. Ödüm kopuyor güne limonlu-sirkeli su içmeden ve güneşi selamlamadan başlayacağım diye (!) neyse gecenin kasveti geriye...

Özgürlüğe Adanmış Bir Ömür

Sanki hep, ulaşabilmek için uzaktan bakıp iç çektiklerimin dışında kalacağım. Sanki hep iç çekişler birikintisi olacağım. Hiçbir şeyin yolunda gitmediği zamanlarda ağlayacak bir kişinin bile olmaması ikinci bir ağlama sebebidir. Hem herkesin koştuğu ilk kişisin, hem de en çok yalnız bırakılan ama halledersin ben böyle inandım.  "Her şey, herkes senden bıkabilir ve seni bırakabilir ama kariyerin asla" ideallerim, hedeflerim, hayallerime tutunabilmeyi sağlayan o hayat mottosu. Geleceğimi bunun üzerine inşa ediyorum desem yalan olmaz. Ama bir şeyler ters gitti yapmak istediklerim, yaptıklarıma o kadar uzak hissediyorum ki kendimi , eskisi kadar konuşasım yok, ne hissettiğimden bahsedesim yok, kimseyi merak etmiyorum, hiçbir şey ilgimi çekmiyor. Belki diyorum kendimle kalmak, bir şeylere iyi gelebilir toparlayabilirim o gücü bulabilirim diyorum ama kendimi de bulamıyorum. Yetişkin bir birey olmanın getirdiği şeylerin başında ,kolumu kaldıracak enerjim ve moral-motivasyonum olmad...