Aynı yüzler, aynı bakışlar, aynı yalanlar, bencil olmaya zorlayan şartlar, giderek kendi kabuğuna çekilip düşünmemeye çalışan ancak içten içe çığlık atan insanlar ve çığlıkları duymayan, duysa da önemsemeyen uğultulu kalabalıklar. Her şeyin bu kadar yüzeysel,vurdumduymaz,duyarsız olması insan ilişkilerine yönelik iletişim şekilleri bile havada kalıyor.Menfaate dayalı alma-verme denge terazisinin bile şaştığı bu dönemde, gerçeklik algımı bozmayan her şeye hasret kaldım ve bu hasretliği şakamatikliğe bağlamış gibi, komikliklere vuruyorum.Daha doğrusu bu eksikliğimi mizah anlayışımla bastırıyorum.Bazen konu bu eksikliklere gelmesin diye, konuyu değiştiriyorum ya da ortamdan uzaklaşıyorum.İyi ki de mizah anlayışımın bile örtemediği durumları insanlar görmüyor ya da üç maymunu oynamak işlerine geliyordur bilemiyorum.Kafanın uyuşmadığı ama mecburiyetten katlanmak zorunda kaldığın, değişime kapalı insanlar sayesinde mizah anlayışım level atladı, yoksa bu tip insanlar şakaya bile vurmadan çeki...
Biraz hüzünlü, biraz uzak, part time içini döker ✍🏻 🕊 Farkındalıklarımız mutluluklarımıza köprü olması dileğiyle